Markalar İnternet Fenomenlerinin Peşinden mi Koşuyor? - 2 sene önce

Hem evet, hem hayır. Bu nasıl cevap demeden önce yazımızı okumanızı tavsiye edeceğiz. Çünkü bu konuda birkaç ilginç dinamik etkili oluyor. Öncelikle herkesin internet fenomenleri kendisi için ne ifade ediyor, bir düşünmesini rica ediyoruz. Bu değerlendirmeyi dikkatlice yapan birçok kişi bazı fenomenleri fena halde takip etse de, bunun sebebinin onları çok fazla sempatik ve güvenilir bulmasından kaynaklanmadığını da fark edecektir. İnternetten takibin en önemli sebebini merak duyma ve eğlenme isteği oluşturuyor.

Sosyal medya ünlülerine pek de prim vermeyen markaların birkaç gerekçesi var. Öncelikle milyon dolar iletişim harcaması yapan markalar, paralarını nereye harcadıklarını bilmek için araştırma şirketleriyle çalışıyorlar. Markanın müşteri kitlesine uymayan fenomen baştan çarpıyı yiyor. Bunun yanında, bir ünlünün ikna edicilik taşıması veya markaya bir şeyler katabilmesi için bazı özelliklerinin bulunması gerekiyor. Bunların başında ikna edici iletişimde kaynağının iknaya katkı sunan 3 temel özelliğine bakılıyor: Beğenilme, uzmanlık ve güvenilirlik. Çoğu fenomen beğenilme kriterinde bile yüksek not almayabiliyor. Güvenilirlik de fenomene göre değişse de, uzmanlık zaten zor rastlanan bir özellik durumunda. Uzmanlığın marka iletişiminde kullanılmasına dair ise bir doktorun organik gıda ürünü reklamında oynamasını örnek gösterebiliriz. O yüzden eğer bir marka internet ünlüsünü reklamlarında oynatıyorsa, genelde onun sevilme, beğenilme yönünü kullanır. Bir de fenomenin popüler bir figür olmasından ötürü, onun kullandığını söylediği veya linkini paylaştığı ürünü popüler olarak algılayabilir takipçiler. Büyük markalar işte bunun gibi farklı değişkenleri değerlendirerek karar vermek durumundalar. İşleri hiç de kolay değil yani. Bununla birlikte internet fenomenleri yoğun olarak genç bireylerce takip edildiklerinden, gençler arasında tercih edilmek için birden çok fenomenle çalışan büyük markalar da var.

markalar-fenomenlerin-peşindeBir de internet fenomenleri ile çalışmaya çok sıcak bakan şirketler var. Bunlar daha çok büyüme ve popüler olma çabası içindeki yeni girişimler. Bir ünlünün, markalar katında gerçekten çok fazla anlam ifade etmesi ve peşinden koşulması için 2 önemli kriter bulunuyor: Öncelikle fenomen, markaların yan yana durmakta sakınca görmeyecekleri bir içerik çizgisi izlemeli. Argo, şiddet, ayrımcılık ve takipçileriyle seviyesiz polemikler gibi davranışlardan uzak durmalı. İkinci olarak da, mümkünse internet macerasını TV’ye, sinemaya ya da yazılı basına taşımalı. Çünkü bu mecralar kitleselleşme ve prestij kazanma yolunda sanki sihirli bir güç konumundalar. Ve bu dinamiğin bilimsel araştırmaları da yapılmış durumda. Kısaca fenomen “fena men” olmayıp kendine bir tutam da olsa “iyi çocuk” özellikleri katarsa ve onu TV kanallarında, dergi sayfalarında boy gösterirken görürsek, büyük markaların büyük paralar kazanan yüzü olma yolunda şansı var.

Konuya dair Fikr-i Orjin’den Özlem Yalçınkaya şunları söyledi:

Özlem YALÇINKAYA

Özlem YALÇINKAYA

“Fenomenlerin marka imajıyla bir bağlantısı varsa reklamlarda değerlendirilebilir düşüncesindeyim. Diğer türlü takip ettiğiniz bir internet ünlüsünün sürekli alakasız ürünlerin tanıtımını yapmasının çok da doğru olduğunu düşünmüyorum. Önemli markalar reklam veya pr yüzü olarak belirledikleri kişilerle anlaşmalar yaparak marka imajlarına zarar verici davranışlarda bulunmamalarını sağlıyorlar, ve sadece gerekli kişilerle çalışıyorlar.”

 

Orijinal fikirli günler dileriz.
Fikr-i Orjin Reklam Ajansı

Not: Bu yazımızı ve diğer sevdiğiniz yazılarımızı sizler de dilediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. Kaynak göstermenizi istersek ayıp etmeyiz herhalde. Tüm hakları saklıymış bize öyle söylediler.