Reklamcılık Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar - 4 sene önce

 

Reklamlar hayatımızın içinde olsa da, çoğu insan reklamcılık hakkında yanlış bazı bilgilere sahip. En azından önemli olduğunu düşündüğümüz birkaç maddede işimiz hakkında doğru sanılan yanlışları paylaşmak istiyoruz. Biraz şaşırmaya hazır olun.

Bu reklamların parasını biz tüketiciden çıkarıyorlar – Yanlış

Doğrusu: “Reklamı yapılan ürün genelde daha çok satılır, yeni dağıtım kanallarına ve bayilere ulaşır.” Sonuç: azalan birim maliyeti. Yani reklam vermeyle maliyet genelde artmak yerine düşer. Hiç bu açıdan düşünmemiştiniz değil mi?

Şu sevdiğimiz dizilerin arasında yayına giren şeyler yok mu, reklam işte onlar! – Yanlış

Evet o TV’de izledikleriniz reklam. Ama, sosyal medya da reklam dolu. Otobüste ayakta dururken destek aldığınız tutaçta bile reklam olabiliyor. Biz her yerdeyiz!

Reklam dediğiniz şey artık dijitale kaydı. TV bitti – Yanlış

Reklam harcamalarının her geçen gün biraz daha fazla dijitale yani internet ortamına kaydığı doğru. Bu artış devam etse de geleneksel medya halen reklamdan ciddi bir pay alıyor. Özellikle televizyon günümüzde çok tercih edilen bir mecra olmasa da reklam pastasının maddi olarak en büyük dilimine sahip. Dijitale göre çok daha az sayıda TV reklamı yayınlanıyor ama TV reklamları pahalı olduğu için harcama bazında dijitali solluyor.

Önümüzdeki süreçte ne olacak? TV ve geleneksel medya etkinliğini ve önemini gittikçe yitirecek ama bir noktada bu oran sabitlenecek. Daha iyi anlaşılması için radyo örneğini verelim. TV’nin icat edilmediği günlerde en popüler reklam mecralarından olan radyo, süreç içinde rağbetten düşse de halen kullanılıyor. Daha küçük bir oranda da olsa varlığını sürdürüyor. 3 G ile hayatımıza görüntülü konuşma girecekti, hatırlıyor musunuz? Oysa görüntülü konuşma tutmadığı gibi insanlar konuşmayı bile bırakın, Whatsapp sayesinde daha çok yazışmayı tercih edecekler nerdeyse. Bu yüzden yeni teknoloji eskiyi öldürmez, ama etkisini azaltır.

Geleneksel medyanın en darbe alan alanı ise yazılı medya. Yani gazete ve dergiler. İnsanlar bu mecralara çok az ilgi gösteriyorlar artık. Ama dergi mürekkebinin o kendine has ofset kokusunu sevenler hemen üzülmesin. Çünkü yazılı mecralar bir markaya prestij ve güven veriyor. Gazete-dergi gibi basılı, elle tutulabilen mecraların somut bir materyal olmalarından ötürü güven veren bir yönleri var. Bu yüzden ne kadar azalsalar da, yazılı basın da varlığını çok uzun yıllar devam ettirecek.

Reklamlar bize bir şey vermez, sadece tüketimi körükler – Yanlış

Reklamcılık hakkında tüketimi teşvik eder denir. Eleştirilecek birçok yanları da bulunabilir. Ama gerçekte reklamlar size ürün ve hizmet hakkında da bilgi verirler. Tam da sizin aradığınız gibi çok hızlı yıkayan bir çamaşır makinesinin reklamıyla karşılaştığınızda, bu sizin karar vermeniz kolaylaştırır! Üstelik internet sitesinde veya ürün broşüründe ürün hakkında birçok bilgi size sunulurken, reklam pek çok durumda ürünün en etkili, önemli yanlarını öne çıkaracaktır. Siz yine internet araştırmanızı, eşe dosta sormayı ihmal etmeyin. Ama sonuçta reklama da kulak kabartın deriz. İyi seyirler, okumalar, tıklamalar.

Fikr-i Orjin’den Hakan Gül’e konu hakkındaki yaklaşımını sorduk:

fikri-orjin

“Reklamcılık da diğer pek çok işkolu gibi işin içinde bulananlar haricinde pek de fazla tanınmıyor. Öncelikle reklamın markayla tüketici arasında bir köprü olması gerektiğini düşünüyorum. Sağda solda ürünler hakkında araştırma yaparak her şeyi satın alma durumunda kalsak işimiz ne kadar zor olurdu düşünebiliyor musunuz? Oysa reklam tam en sevdiğiniz dizinin orta yerinde ya da sosyal medya paylaşımlarınız arasında karşınıza çıkarak size sıkmayan bir tonda ürün hakkında bilgi verir”

 

Not: Bu yazımızı ve diğer sevdiğiniz yazılarımızı sizler de dilediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. Kaynak göstermenizi istersek ayıp etmeyiz herhalde. Tüm hakları saklıymış bize öyle söylediler.