Jingle kimin için çalıyor? - 11 ay önce

Jingle, özetle markanın veya ürünün mesajını ileten, notalarla akılda kalıcılığı artıran, genellikle Nil Karaibrahimgil’in söylediği reklam şarkısı olarak tanımlanabilir. Özellikle televizyon reklamlarının çoğunda jingle kullanılır. Gerek müzikle bilgi aktarımının daha kolay ve yenilikçi bir yöntem olması gerekse olabildiğince fazla duyuya hitap ederek zihne atılan çapanın daha derine indirilmesi sebebiyle jingle elbette işe yaramaktadır. Peki, bazı markalar kullanırken bazıları neden kullanmamaktadır?

Piyasaya yeni girmiş bir marka ya da ürün özelinde jingle ek bir tanıtım desteği olacağı için bunu sorgulamayız ama zaten piyasa devi olan markalarda da fark yaratmakta mıdır? Örneğin IKEA, “IKEA evinizin her şeyi.” jingle’ını kullanırken Koçtaş “Koçtaş’a geliyorum, evimi çok seviyorum.” demekte. İkisi de güçlü tanıtım faaliyeti yapan, kaliteli ürün sunan, fiyatları da aşağı yukarı birbirine benzeyen firmalar. İkisinin yan yana olduğu alışveriş merkezlerinde hangisinin kapısından geçeceğimizi jingle etkilemekte midir?

Alışverişte motivasyon sürecini etkileyen birçok kalem var, elbette jingle da bunlardan biri. Fakat her ürün, her marka için gerekli mi, alışverişe etkisi ne kadar, astarı yüzünden pahalıya mı gelir yoksa katbekat fazlasını kazandıracak bir yatırım mıdır, bazı dünya devleri kullanırken bazıları neden uzak durmaktadır gibi soruların faaliyete geçilmeden önce titizlikle cevaplandırılması gerekir. Biz de bu bağlamda sevdiğimiz kurumsal müzik ajansı Just Jingle!’dan Sertaç Ekiz’le mini bir röportaj gerçekleştirdik. Keyifli okumalar…

 

-Jingle her ürün, her marka için gerekli midir?

Aslında ilk önce jingle kelimesinin net anlaşılması gerekli. Ülkemizde kurumsal alanda yapılan tüm müzikli çalışmalara “jingle” denmekte ama jingle aslında bir ürün veya hizmeti tanıtma amaçlı sözlü veya sözsüz kısa ve akılda kalıcı müzikal eserlere verilen addır.

Her marka ve ürün için gerekli olup olmadığına gelince, bu tamamen ürün veya hizmetin pazarlama stratejisi ile ilgili bir tercihtir. Bir oyuncak için jingle şart olabilirken bir otomobil ürünü için tamamen jingle dışı bir seslendirme yeterli olabilmektedir.

-Satın alma kararına etkisi nedir?

Bilinçaltı deneyimleri göstermiştir ki görsel algılarımızı duyumsal algılarımız ile desteklediğimiz zaman ürün veya hizmete yönlendirmelerde başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bunu şöyle düşünebiliriz; bir slogan, motto veya basit bir melodi beynimizde bir sinir ağını uyandırmaktadır, bu da bir farkındalık oluşturarak bizi belirli bir yöne doğru itmektedir. Bunu sadece görsel veya işitsel olarak da düşünmemek gerekli, bunu tat ile de deneyimlemek mümkün. Bu bağlamda yönlendirme, karar verme ve satın almada etkisinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

 

-Bazı dünya devleri kullanırken bazıları neden uzak durmaktadır?

İlk soruda da yanıtlamaya çalıştığım gibi jingle çok spesifik bir çalışmadır. Ürün, marka, hizmet; bunların hepsi tamamen bir imaj çalışması olduğu için şirketlerin imaj çalışmalarındaki yol haritaları kurumsal tercihler olup her markanın tercihi olmayabilir.

 

-Yarının satışını etkilemek için mi, bugünkü imajı korumak için mi kullanılır?

Aslında her ikisi içinde kullanılır. Bugün bir ürünü tanıtırken kullandığınız bir jingle belki de imajınızı tamamen başka bir noktaya yönlendirecek bir form kazanabilir. Böylelikle genel olarak gelecekteki imajınız için de bir yatırım gibi düşünebilirsiniz.

 

-Aşağı yukarı aynı ayarda ve yan yana mağazalara sahip iki marka için jingle fark yaratan bir unsur mudur?

Kesinlikle. Fakat burada kurumsal müzikle jingle arasındaki farkı vurgulamak gerekir. Jingle adı altındaki kurumsal müziklerde marka imajı detaylı incelenip hazırlanacağı için markanın ruhunu iyi yansıtan bir çalışma fark yaratacaktır.

Bunu şöyle düşünmek lazım; toplantıya gireceksiniz ama bir saat boş vaktiniz var. “Kitap okuyayım.” dediniz, karşınızda iki kafe var ve oturmak için seçim yapacaksınız. İkisi de şık fakat birinde çok hoş, dinlendirici müzikler çalıyor, diğerinde ise kalitesiz, kötü bir müzik yayını var. Tercihiniz iyi müzik yayını yapan kafeden yana olur. Oysa kahvelerinin kalitesini denemediniz. Buradaki algınızı jingle gibi düşünebiliriz. Kitap okurken müzik dinlemek istemiyorum derseniz bu  da bir bakış açısı tabi ki 🙂 Genel olarak ben jingle’ı ticari bir üründen öte müzikal bir eser olarak görüyorum. Dolayısıyla ticari kriterlerin sanatın sınırlarının içimde çok belirleyici olacağını düşünmüyorum.

Just Jingle!’dan Sertaç Ekiz’e katkıları için teşekkür eder, herkese yaratıcı günler dileriz.

 

Fikr-i Orjin Reklam Ajansı

Not: Bu yazımızı ve sevdiğiniz diğer yazılarımızı dilediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. Yalnız, kaynak göstermenizi istersek ayıp etmeyiz herhâlde. Tüm hakları saklıymış, bize öyle söylediler.